BİLGİN ADALI

Archive for the ‘ADALI’ Category

*

 

 

YOLCULUKLARIM

Yazmak, sanırım yeryüzünün en keyifli işlerinden biri. Yaptığınız her işte, duvarlarla örülüdür çevreniz. Bir sürü sınırlar çizilmiştir. Bağlıdır eliniz ayağınız… Oysa yazarken, sınırsızsınız. Sınır yalnızca hayal gücünüzdür.
İlkokul çağındaydım ilk şiirlerimi yazdığımda. Sonra minik öyküler yazmaya başladım.
İlk büyük yolculuğuma, Jules Verne’in “Ay’a Yolculuk” kitabıyla çıktım. Oturup bir Ay’a yolculuk kitabı da ben yazmaya başladım.

Daha Sputnik fırlatılmamıştı uzaya. Siz bilmezsiniz onu, 1957’de uzaya fırlatılan ilk uydunun adıdır Sputnik.
Fotoğrafı yanda

İkinci Sputnikle uzaya giden ilk canlı olan sevimli köpek Laika da gitmemişti henüz uzaya. Laika mı?

Fotoğrafı aşağıda…

 

 

 

 

 

 

Bir de böyle fotoğrafı var Laika’nın. Sputnik’in içinde. Yaptığı işin önemini biliyormuşçasına nasıl da poz vermiş ama…

 

 

 

Yukarıdaki fotoğraf da, Jules Verne’in Ay’a Yolculuk romanından yola çıkan bir filme ait görüntü. Sinema dünyasının en ilk filmlerinden biri bu. Roket gitmiş, Ay’ın gözüne saplanmış. Komik değil mi…
Ama yarım kaldı benim Ay’a yaptığım o yolculuk. Kitabımı yazdığım sarı defteri yitirdim bir gün.
Defter yitti ama benim yolculuklarım bitmedi. İki Çocuğun Devriâlemi’ni okudum büyük bir hevesle. Tüm dünyayı dolaştım kitabın kahramanları Jano ve Yanik’le birlikte. Onların serüvenlerine benzeyen minik öyküler yazmayı denedim. Baş kişi elbette bendim hepsinde de… Sonra başka kitaplar okudum. Çağlayan Yayınevi diye bir yayınevi vardı benim çocukluğumda. 10 tane bilimkurgu kitabı yayınlamıştı. Evrendeki başka dünyalarla ilgiliydi hepsi de. Onların hepsini üçer, dörder kez okudum.
Okuduğum kitapların konusuyla sınırlı yolculuklarım yetmedi bana. Okudukça, yazma isteğim kabardı. Bir yandan okudum, bir yandan yazdım, okuduğum kitaplarda bulamadığım serüvenlere atıldım. Zaman içinde ve uzayda yolculuklar yaptım.
Bugüne kadar, Türkiye’nin hemen her yerine, dünyamızın pek çok ülkesine gittim. Ama bu yolculuklarımda, kitaplarımı yazarken yaşadığım serüven tadını yaşayamadım hiçbir zaman. Belleğimde birer anı olarak kaldı gezip gördüğüm yerler. Oysa kitaplarım yaşıyor. Üstelik onları okurlarımla da paylaşıyorum. Bu belki de yazar olmanın en büyük mutluluğu…
Aşağıdaki resim bir gezgini gösteriyor. Bir siteden aldım bunu. Umarım kızmazlar bana… Bir gezgin daha var, altında… Sizce hangisi ben, yani Bilgin amca olabilir?

Bu yazma ve yazarak gezme illetine tutulanlar bir türlü kurtulamıyorlar bu alışkanlıktan. İlkokuldan beri yazıp duruyorum ben de… Ama çok da mutluyum. Birkaç gün sonra Andromeda gökadasındaki Havuç gezegenine gideceğim. Havuç kafalıymış oradaki herkes. Çok heyecanlıyım. Birkaç gün sonra ise Atlantis’e gitmem gerekiyor. Sonra mı? Sonra Satürn’e gideceğim. Gezegeni çevreleyen halkaların arasında gezineceğim. Aşağıda, güneşin çevresindeki gezegenlerin bir resmi var. Hangisi Satürn bulun bakalım. Bir gezegen eksik resimde. Hangisi sizce?

 

*

Etiketler: ,

Bitmez bir ‘yazma’ aşkı ve sevgilerimle…

Gününüz Aydın Olsun

Haziran 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Blog İstatistikleri

  • 73,936 hits